WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın

Blog

Zamansız bir yazı

Zaman zaman içinde kalbur saman içinde…. Diye başlar hikayeler. Bizim de yaşadığımız hayat bir hikaye değil mi? Yaşayanı, yazanı ve anlatanı kendimizin olduğu bir hikaye….. Bir hikaye anlatmayacağım elbette. Öyle aman aman bir hikâyem yok anlatacağım. İçinde yaşadığım güne bile eğitim zayiatı olarak başlayan birinin anlatacağı ne hikayesi olabilir ki…. Lakin yeküne vurduğumda benimde koskoca…

Hırs kurbanı*

Sözlükte; sonu gelmeyen istek, aşırı tutku, öfke kızgınlık, anlamlarına gelir hırs. Bazen de kıskanmak la at başı gider hırs…. Geçen yıllarda yazdığım bir denemenin güncel hâlini sizlere sunmak için epeyce bir hırs ettim. Yazının devamında akla zarar cümleler elbette olacaktır. Lakin bu yazılanların benim düşüncem olduğu da bir gerçektir.🧠 Buz insanlar bir şeyleri elde etmek…

Hepimizin kendimizi ifade ediş tarzı vardır. “Kendimi ifade edemiyorum/edemedim” diyen insanın bile bir ifadesi vardır. Kimimiz şarkı söyleriz, kimimiz resim yaparız. Bir çoğumuz alıp kalemi elimize, içimizde olanı dökeriz kağıda. Zenaat ustası, ifadesini yansıtır eserinde; mimar yapıda, mühendis icadında bilir ifade edeceklerini. Hiç bir şey yapamasak da bağırırız avazımız çıktığı kadar. Yinede ifademizi bırakırız her…

Yine yeniden daha büyük bir heyecanla

Uzun zaman olmuş burada yeni bir yazı yayınlamayalı…. Ne kadar oldu bu süre açıkçası hesap edemedim. Neler mi oldu bu belirsiz zamanda? Sanırım KPSS’ye hazırlanıyor olmaktan başka bir şey yapmadım. Buralarda dolanmayı, üç beş kelime karşılamayı, takip ettiğim bir çok ismin yazılarına göz atmayı özlemişim. Sınava hazırlık sürecinde yazma eyleminden geri kalmak durumunda olduğum için…

paylaşacak bir şeyleri olmalı insanın. Vermeli elindekini, dilindekini ve gönlünde olanı ihtiyaç duyana….

ihtiyaç hissedenle paylaşmalı, çünkü pervasızca verilenin kıymeti olmuyor elde eden için. paylaşılmalı mutluluklar, neşeyi gülümsemeyi çoğaltmak adına…. Bilgi paylaşalı ki cahillikle başa çıkmaya gücümüz olsun. vermek dediğinde maddi olan gelse de aklımıza; paylaşmalı insan, malını, mülkünü, yemeğini, suyunu…… lakin aynı dünya üzerinde aynı havayı paylaşan milyarlarca insan, paylaşmıyor bir avuç toprağı. Bir o kadar da…

Nasip

Garip olmaktan ziyade sıkıcı bir başlık olabilir siz saygıdeğer okuyan için. Lakin bu yazımda uzun uzadıya ‘nasip’ kavramını anlatmakla yetinmeyeceğim. Sadece başıma gelen bir olayı sizlerle paylaşmak niyetindeyim. Kar yağışı ile girdiğimiz yeni yılın ocak ayında, gönüllüsü olduğum derneğin, ilgilendiği çocuklarla vakit geçirmek için sabahtan evden çıktım. Tabi çocuklarla ilgilendiğim süre doldu eve gelmek için…

Bulunduğumuz şehirlerde dilenen yada dilenme yollu mendil satan insanlara rastlamışızdır. Değerleri kullanarak insanların duygularını manipüle ettiklerini görürüz. Lafı getirececegim dilenciler ve dilenmek değil elbette. İki gün önce biraz yürümek ve hava almak için evden dışarı çıktım. Epeyce yürüdükten sonra bir genç kız elinde bir paket çikolata satmaya çalışıyordu. Kibar bir şekilde alır mısınız demesi etkiledi…

geleceğime mektup

Cep telefonları icad edilip hayatımıza girmezden evvel, hatta evimize ankesörlü telefonların bile nadir bulunduğu zamanlarda mektuplaşmak önemli bir iletişim aracıydı. Kişinin kendisi, ailesi ve çevresi ile ilgili önemli bilgiler uzun uzun yazılırdı da, lafın kesildiği olmazdı. En romantik aşk yazıları da mektuplara sığardı. Bir de mektuptan arkadaşlarımız olurdu. Kimdir kimin fesidir bilmezdik mektup yolladığımız kişiyi,…

Bir yerden başlanmalı adım atmaya.. Olduğumuz yerden ileri gidemiyoruz yol almadığımız sürece. Her şey küçük bir kıpırtıya bakar. Yürümek için küçük bir adım gerektiği gibi bir kitabı bitirmek için de en bastan kelimeleri tek tek okumak, büyük işleri bitirmek küçük işleri bitirmekle mümkün oluyor. Nasıl ki yediğimiz yemeği küçük lokmalara bölerek doyuyarsa karnımız, büyük umutlar…

Özel bir konu yok yazacağım.

nereden nasıl hangi cümle ile giriş yaparım ondan bile emin değilim. Eğitim aldığım onca okul, her sayfasını harf harf okuduğum onca kitap…. Pişman değilim mezun olduğum okullardan ve okuduğum kitaplardan…… Ama iki satır cümleyi bir araya getirecek kadar işe yaramalıydı bu kadar emek(!)… İki kelimeyi bir araya getirip yazabilmeliydim. yazarlar kitaplarını yazarken nasıl bir süreçten…

Yükleniyor…

Bir yanlışlık oldu. Lütfen sayfayı yenileyin ve/veya tekrar deneyin.


Blogumu Takip Edin

Yeni içerik doğrudan gelen kutunuza iletilsin.